müzik - hâl / Sadık Karan

 

- Öncelikle biyografinize baktığımızda kısa bir süre öğretmenlik yaptığınızı öğreniyoruz. Peki müzik ile tanışıklığınız nasıl başlıyor ve bu mesleğinizin önüne geçmeyi nasıl başarıyor?

- Müzik ya da sanatın diğer dallarına olan ilginin ve yeteneğin size doğuştan verilen bir özellik olduğunu düşünüyorum. Sonradan kazanılan, var olan yeteneğin eğitimle geliştirilmesidir bence. Tamamıyla ruh işi. Çok sevmek çok emek vermek ve inanmak önemli olan. Öğretmenlik de Türkiye'deki eğitim ve sınav sisteminin sonucudur benim için. Kaldı ki öğretmeliğin de kazanılan sınav kadar anlatma ve aktarım kabiliyetiyle yapılması gerektiğine inanmışımdır hep. Öğretmenlik de müzik de insanla olan paylaşıma dayandığı için sevilmeden yapılacak meslekler değil.

- İlk albümünüz ile 2005 yılında karşılaştık. ‘'Yeminim Var'' isimli bu çalışmanız nasıl bir süreçte hazırlandı ve size profesyonel olarak artık hazır olduğunuz bu yolda neler kattı? Sadık Karan bu albüme kimlerle hazırlandı ve kendini tam olarak ifade edebildi mi bu albümde?

- İlk albüm çok heyecan vericiydi benim için. ‘'Bak Gidersem Dönmem'' şarkısı ilk albümde çok sevilen bir şarkı oldu.İlk albümün hazırlanış süreci benim uzun yıllarda edinebileceğim bir sürü tecrübeyi beraberinde getirdi. Bir albümün tanıtımının beste ve söz yapmaktan ne kadar daha zor olduğunu dinleyicinin samimice yapılmış her işe saygı duyup sahiplenebildiğini gördüm. 5 yıla yayılan bir sürede çıkmıştı ilk albüm. Bana İstanbul'u müzik sektörünün ticari yanını öğretti.

Her gün yeni birilerinin çıktığı sektörde, başarmanın ve ayakta kalmanın üretmekten ve ürettiğinizi ulaştırmaktan geçtiğini öğrendim ilk albümde bir çok zorluğa rağmen. Eğer müzik sektöründe başarılı olmanın yolu şarkınızın sevilmesi ve kitlelerce söylenmesiyse ilk albüm başarılıydı. Ama müziğiniz dışında magazinel olaylarla gündeme gelmekse başarı; o bakımdan pek de başarılı olduğum söylenemez. Çünkü ilk albümde şarkısı bilinip kendisi bilinmeyen biriydim ki bu durumdan da çok mutluyum kendi adıma. Ama ticari anlamda kayıpları olmuyor da değil.

- Ve yepyeni bir albüm önümüzdeki günlerde bizimle buluşmaya hazırlanıyor ve dinleme şansını bulabildiğim ‘'Aman'' bu yazın hit şarkılarından biri olacak gibi duruyor. Peki ya bu albüm nasıl bir süreçte hazırlandı, kimlerle çalışıldı?

İlk albüme göre her ayrıntısında var olduğum; kapak tasarımından aranjelerine, söz ve müziklerinden promosyonuna kadar her şeyiyle ilgilendiğim bir albüm oldu ikinci albümüm. Yapımcılığını Ossi Müzik / Hakan Eren'in yaptığı ikinci albümüm ‘'Aman'' adını taşıyor ve benim de aynı zamanda ilk prodüktörlük denemem oldu. Kayıtlarımız Sarı Ev ve Doğulu stüdyolarında yapıldı. Düzenlemelerde de Gürsel Çelik imzası var. Mix ve masteringde de Barış Büyük. 2 yıla yayılan bir sürede hazırlandı. Besteci ve söz yazarı kimliğim daha ön planda. Toplam 11 şarkıdan oluşan albümün 8 şarkısının söz ve müzikleri bana ait. Bir şarkıda da Çisel Onat'la ortak söz yazdık. Kalan iki şarkımda da Aslı Zen Yentur ve Emre Bayar imzası var.

- Birbiri ardına albümlerin yayınlandığı müzik dünyasında size göre bu albümün yeri nerede olacak? Bu albümün ilk albüme göre nasıl bir yerde olduğunu düşünüyorsunuz ve dinleyicinin nasıl karşılayacağını düşünüyorsunuz?

- Hiçbir şarkımı yaparken belli bir amaca yönelik yapmadım. Samimi yapılan her şarkının dinleyiciye geçeceğine inanıyorum. Dinleyicinin sanılanın aksine iyiyi ve kötüyü çok iyi ayırt ettiğini biliyorum. Albümü benim nereye koyduğum değil dinleyicinin nereye koyduğu ve nasıl değerlendirdiği önemli bu saatten sonra. Ben bu albümün iyi olması için elimden gelen her şeyi yaptım. Umarım anlaşılan ve sevilen bir albüm olur. Herkesin şarkılarımı aynı şekilde sevip beğenmesinin imkansız olduğunun farkındayım. Samimice yapılmış bir albümü sahiplenip destekleyenlerin çok olmasını diliyorum. Siz ne yaparsanız yapın bunu destekleyeniniz yoksa yandınız demektir. Müzik sektöründeki her türlü zorluğa rağmen üretmeye devam eden , yolun başında biri olarak ilk albümümle ikinci albümüm arasındaki farkı, biraz dikkatli bir dinleyici anlayacaktır. Gerek aranjelerde gerekse söz ve müzik yapısında radikal bir değişim içine girdiğimi fark edeceklerdir. Değişmeyen tek şey değişimin kendisi olduğuna göre değişmek yenilenmek dünyayı takip etmek lazım. Her gün biraz daha öğrenmek ve öğrendiğini uygulamak yolunda ilerliyorum. Bilgiyi bilmek değil, bildiğini uygulamaksa aslolan; öğrendiklerimi hayatıma uygulamaya çalışıyorum kendimce. Bu uygulama sürecinde de benimle beraber yürüyen, bende çok emeği olan bir çok arkadaşım var. Tek başıma ben bir hiçim. Bir bütünün parçasıyım, o bütünü oluşturan diğer parçalar benim için gerçekten çok önemli. Bende emeği olan herkese çok teşekkür ederim yeri gelmişken.

- İlk albümde sizin kendi söz ve bestelerinizde vardı? Yorumcu olmanın ötesinde söz yazarı ve besteci kimliğine de sahip olmak nasıl bir artı. Biz size ait olan çalışmaları başka seslerden daha önce dinledik mi ya da bundan sonra böyle bir şansımız da olacak mı?

- Söz ve beste yazmayı başkası olabilmek, başkasının yaşadıklarını da aktarabilmek ya da yaşanması istenenleri kurgulayabilmek olarak tanımlarım hep, kendi yaşadıklarımla beraber. Kuşkusuz yorumcu kimliğime de katkısı oluyor şarkı yazabilmenin. Özellikle stüdyo okumalarında duygunun iletilebilmesi, o duygunun dinleyiciye geçmesi önemlidir. Ama söz ve bestesi kendine ait olmayan şarkıları çok güzel yorumlayan sanatçılar da var. Albüm yapmak çok zorlu bir yolculuk her ne kadar bazen kolay gibi algılansa da. Bu zorlu yolculukta yorumuna ve yüreğine güvendiğim arkadaşlarıma hiçbir karşılık beklemeden yardımcı olmaya çalışıyorum elimden geldiğince. Destek olmak ve birilerinden destek almak çok önemli çünkü. En son arkadaşım Seren Akıska'nın albümünde sözü ve müziği bana ait bir şarkı yer aldı.

- Albüm ile ilgili nasıl bir promosyon dönemi olacak peki? Örneğin hangi şarkıya ilk olarak klip çekilecek ve devamında özellikle hedeflenen şarkılar belli mi? Yine sahne ve konser çalışmaları netlik kazandı mı? Bu yaz nasıl bir hareketlilik bekliyor sizi?

- İkinci albümün çıkış şarkısı olarak düşündüğümüz şarkı ‘'Aman''. Sözü ve müziği bana ait. Bütün samimiyetimle, lokomotif tek şarkı üzerine kurgulanmamış bir albüm hazırladım. Bu konuda aslında susma vakti. Ben işimi yaptım, değerlendirecek olan dinleyici. Albümün henüz çok başındayız.

24 Nisan 2008 tarihinde müzik marketlerde yerini aldı. Sonrasında herşey kendiliğinden şekilleniyor zaten.

- Sadık Karan'ın müzik dünyası adına büyük hayalleri var mı yoksa olduğu yer onu mutlu etmeye yetiyor mu? Bugüne kadar kimleri ayrı bir dinledi ve sevdi? Örneğin bir gün hangi müzisyenle çalışmayı çok istiyor?

- Nefesim yettiğince yorumlamak ve üretmekten başka hiçbir hayalim yok. Ne kimsenin tahtında ne de emeğinde gözüm var. Ben kendi derdimdeyim. Her geçen gün daha iyi bir şeyler yapmaya çalışıyorum, kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Müzik adına yapılmış, yüreğime dokunan, ister yeni ister eski her işe saygı duyuyorum. Sezen Aksu gibi büyük bir ustayla çalışmak hangi şarkıcının hayali değil ki.

- Bugüne kadar dinleyicisi ile ilişkiniz nasıl oldu? Siz adına en çok neyi merak etti sevenleriniz? Olumlu ya da olumsuz ne gibi eleştiriler aldınız? Bir web siteniz var sizinde, bundan sonrası adına nasıl gelişecek paylaşımlarınız; yeterince vakit ayırabilecek misiniz kendilerine?

- Dinleyici ile aracısız ve en samimi halimle paylaşım içinde olmak hep önemli oldu benim için. İnsanım. Hatalarım yanlışlarım olmuştur olacaktır da. Beni doğruya götürecek olduğuna inandığım her eleştiriye sonuna kadar açığım yeter ki samimice art niyetsiz ve doğru bir uslupla yapılmış olsun. Şu anda yenilenme aşamasında olan web sitemde de gelen her mesajı kendim cevaplıyorum. Her türlü eleştiriyi dikkate alıyorum ve gelen her eleştirinin bana yeni bir pencere açtığına inanıyorum. İnternet benim için geç keşfedilmiş aslında hala yabancısı olduğumu söyleyebileceğim bir dünya. İlk albümümde web sayfamda yazdığım bir günlük köşem vardı belli aralıklarla her konuyu paylaştığım. Bunu yenilenen sitemde de devam ettirmeyi düşünüyorum

- Ve son olarak müziğin sustuğu yerde nasıl bir portre var karşımızda? Özellikle sizi neler mutlu ediyor günlük yaşantınız içinde?

- Evimde olmayı çok seviyorum. Aileme çok düşkünüm onlar benim için hayatımdaki en önemli varlıklar. Kendime kaldığım vakitlerde de kaliteli zaman geçirmeyi seviyorum. Okuyorum, yazıyorum. Kalabalık ortamları çok sevdiğimi söyleyemem. Mümkün olduğunca güvendiğim ve sevdiğim arkadaşlarımla vakit geçirip film izlemek herkes gibi benim de hoşuma gidiyor. Televizyon izleyicisi olarak seçici olduğumu söyleyebilirim. Her şeyi izlememeyi öğrendim. Sakin ve dingin bir hayatı sevdiğim için sessiz huzurlu ortamları tercih ediyorum. İşim zaten yeterince stresli ve yorucu.

- Yeni albümünüzde olsun bundan sonraki çalışmalarında başarılar hep sizinle olsun. Çok teşekkür ederiz bu keyifli söyleşi adına.

- İlkler unutulmaz denir ya, Benim için bu röportajın da ayrı bir yeri olacak o yüzden. İkinci albümüm ‘'Aman'ın ilk ropörtajı. Albümüm henüz çıkma aşamasındayken böyle bir sohbeti gerçekleştirdiğimiz için çok mutlu oldum. Umarım uzun yıllar sonra da başka projelerimizi paylaşma şansına sahip oluruz. Çok teşekkür ederim ilginize. Kolaylıklar diliyorum size de.

 

 

Sadık Karan Web Sitesi

Söyleşi : Kadri Karahan / Nisan 2008